Dikkat Eksikliğinin Tedavisi İlaç mıdır?
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Sendromu
Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Sendromu, son 25 yıldır tanımlanmaya başlanan bir sendrom yani psikiyatrik belirtiler kümesidir. Öncelikle çocuklarda araştırılmaya başlanmış, daha sonra çocukluğunda bu belirtileri içeren davranış ve sonuçlar ile büyüyen yetişkinlerde de, erişkin tanı kriterleri oluşturulmuştur.
Dikkat eksikliğinin en önemli ilk belirtisi, dikkati bir konuya odaklayamamak ve bu nedenle öğrenme süreçlerinin sekteye uğramasıdır. İkincisi ise dürtüselliktir. Dürtüsellik, beden sinyallerinin, zihin sinyalleri ile düzenlenmesindeki zorluktur ki, bu durum çocukta ve erişkinde duyguların hareketle ifadesine ve dolayısıyla zihin- beden koordinasyonunda zorluklara ve ufak da olsa türlü kazalara da yol açar.
Tanı Oranlarındaki Değişim ve Soru İşaretleri
Bu belirti kümesinin sebepleri ve tanı kriterleri konusunda uzmanlar arasında tartışmalar vardır. İlk tanımlandığı dönemde % 1-2 olarak epidemiyolojik kayıtlara giren bu hastalığın, günümüzde bu tanıyı alan hastaların yüzdesi ile ciddi bir farklar olduğu tespit edilmiş olup, son dönemde konulan tanı yüzdesi, % 20-30’dur.
Bu da akla şu soruları getirmektedir: Dikkat bozukluğu, öğrenme ve hafıza sorunları ile bir yardım almaya gelen çocuk ve erişkinlerde, bu belirtilere yol açan diğer hastalıklar (anksiyete bozukluğu, depresyon, duygudurum bozukluğu, travma ve stres bozulukları... gibi) göz ardı ediliyor olabilir mi? Tanı yüzde sayısındaki bu artış, yanlış tanı nedeniyle mi, yoksa psikiyatrik hastalıklar konusunda son yıllardaki bilinçlenme ve daha sık başvurular nedeniyle mi? Tüm bunlar tartışma konusudur. Bu konuda yapılan bilimsel çalışmaların artırılması, netlik kazandırılması açısından önemlidir.
Tanı İçin Detaylı Değerlendirme Esastır
Bu nedenle, psikiyatrik muayene ve değerlendirme (ki bu çocuk ise, ailenin de değerlendirilmesi önemlidir) bu noktada çok önemlidir. Eğer anksiyete bozukluğu veya depresif bozukluk tespit edilirse, bu hastalıkların tedavisi tamamen farklı bir yoldan sürdürülür. Bazı meslektaşlarımın uyguladığı testler, diğer hastalıkların tanı kriterlerinin çoğunu dışlamaz, yani benzerdir. Bu nedenle sadece bir test sonucu ile tanı konulmamalı ve tedaviye başlanmamalıdır. Tanı için en önemlisi, detaylı psikiyatrik değerlendirmedir.
Multidisipliner Çalışma
Tedavi, deneyimli psikiyatristin önerdiği plan dahilinde; bireysel psikoterapi başta olmak üzere, yaşa göre eşlik eden öğrenme bozukluğu için eğitim ve gerekirse ilaç tedavisi bileşenlerinden oluşmalıdır.
Çevresel Düzenlemeler
Çocuk ve ergenlerde okul-aile-öğretmen iş birliği hayatiyken; erişkinlerin tedavi sürecinde iş, aile hayatı ve diğer çevresel faktörlerin değerlendirilmesi başarının anahtarıdır.
Daha fazla detaylı bilgi ve muayene randevusu için bize ulaşın.
BİLGİ VE RANDEVUYorum yap
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.